Projesi Olanlara ve Girişimcilere Tavsiyeler

Projesi Olanlara ve Girişimcilere Tavsiyeler

 24.12.2015 10:03:46  Yazılarım  (0)

Projelerine yatırımcı ya da sermayedar ortak bulmak isteyen ve işini yeni kuran girişimci arkadaşlara girişimcilik serüvenim boyunca edindiğim tecrübeler ışığında bazı tavsiyelerde bulunmak istedim. Umarım faydalı olur.

Not : Konuyu önce hızlıca yazmıştım ama faydalı olduğuna dair güzel yorumlar / mesajlar alınca biraz detaylandırmak istedim. Epey uzun oldu sık kullanılanlara atın bol zamanınızda okursunuz.

1. Projem var ama hiç param yok!

Beklentiniz yaklaşık olarak şudur ; Siz projeyi anlatacaksınız ama suya sabuna dokunmayacaksınız. Sizden projeyi dinleyen kişi çok heyecanlanıp bu işe para + emek bağlayacak ve sırf fikrinizden dolayı size ortaklık verecek.

Gerçek dünyada bunun olması neredeyse imkansızdır. Yatırımcı sizin fikrinizi çalmayacak olsa bile, sermaye ve emek olarak elinizi taşın altına sokmanızı isteyecektir. (Diyelim ki bugün gittin projeni anlattın, sen işi kur ben işleteceğim dedin ama 1 ay sonra hevesin geçti, telefonu kapattın ve ulaşılmaz oldun, puff..) Hiçbir yatırımcı kendini bu durumda bırakmaz.

Sermaye olmadan başarmak istiyorsanız en azından proje ile birlikte yazılım bilgisine ya da yazılım ekibine sahip olmalısınız.

2. Projede, para da benden olacaksa ortağa / yatırımcıya ne gerek var?

Ticarette her şey para değildir. Öncelikle paranın %100'ü yerine belki %20 - %50'si sizin cebinizden çıkmış olur. İş bilen bir yatırımcı / ortak ile çalışmak size asıl şunları kazandırmalıdır.

  • Deneyim : Hatalar yapmış, denemiş/yanılmış olan birinin tecrübeleri önemlidir.
  • Network : Çevresi geniş, ilgili sektörlerde tanıdıkları olan ve itibarlı birinin kıymetini bilmelisiniz.
  • Kadro : İşin kurulmasından ziyade tıkır tıkır işletilmesi önemlidir. Özellikle yazılım konusunda tek seferlik anlaşmalara girmek mantıklı değildir. Ortağınızın bir yazılım ekibi olması size esneklik sağlar. Yazılım konusunda başkasına bağımlı olursanız ve sermayeniz de sınırlı ise işlerinizi yaptırmak için yalvarmak zorunda kalabilirsiniz. Çünkü yaptıracağınız ilk yazılım mutlaka değişime uğrayacak, gelişecek, belki sıfırdan yazılacaktır.
  • Sermaye : İşi kurmaktan daha önemli olan bir şey de büyütmektir. Çünkü ticarette aynı seviyede kalmak gerilemek demektir. Reklam, ekibi büyütmek, kurumsallaşmak, ar-ge gibi konular için arkası sağlam bir yatırımcı olması önemlidir.
  • Güvenilirlilik : Güvenmediğiniz birine kesinlikle projenizi bile anlatmayın. Yatırım yapacakmış gibi sizinle toplantı üstüne toplantı yapar ve projenin tüm detaylarını öğrenir, sonra telefonunuzu açmaz olur. Yazılımla ilgili projelerin patentini almak neredeyse boşunadır. Yapabiliyorsanız toplantılarınızda yanınızda bir avukat bulundurup konuşulan konuları kayıt altına aldırmanız faydalı olur. Yoksa projenizin hayata geçmiş halini gazetelerden okuyabilirsiniz..


3. Kervan yolda düzülür!

Sadece kağıt üzerinde bir proje ile yatırımcı aramak havanda su dövmeye benzer, boşunadır. Projeyi mümkünse yarım yamalak da olsa hayata geçirin ve 1 TL'de olsa para kazanın. Az veya çok para kazanır hale gelirse proje aşamasından çıkıp, iş aşamasına geçmiş demektir ve yatırımcı bulmanız daha kolay olur. (Hatta bir bakarsınız yatırımcı bulmanıza gerek bile kalmayabilir)

Yatırımcıya bir proje dosyası vermek ayrı, kazanmaya başlamış bir şirketin hesap hareketlerini ve pazarın durumunu içeren bir sunum yapmak ayrıdır. İşi şöyle anlatabileceğiniz noktaya getirmeyi hedefleyin ; "Biz bu işi kurduk, işletmeye başladık ve para kazanıyoruz. Sektörde potansiyel çok, biz de enerji ve heyecan çok, ekibimiz sağlam ve deneyimli, hızlı bir ivme ile büyümek için yatırımcı arıyoruz. Yaptığınız yatırımı şu kadar zaman içinde geri alacaksınız ve şu tarihten itibaren yıllık şu kadar kâr etmeye başlayacaksınız."

4. İşte şimdi benimle aynı dili konuşmaya başladın!

Yatırımcıyı yazılımın üstünlüğü, sitenizin eşsiz tasarımı veya yapılmamış bir şeyi yapıyor olmanız heyecanlandırmaz. Onu sadece Benjamin ($) heyecanlandırır. Siz projeyi anlatırken yatırımcının aklından şunlar geçer ;


  • Ne kadar paramı riske atacağım?
  • Bu iş olmazsa da bu kayıp bana koyar mı?
  • Yatırımımı ne kadar sürede geri alırım?
  • Bu işten ne kadar kazançlı çıkarım?
  • Bu işin bana angaryası olacak mı? Bir de onunla uğraşamam. Sistemi kursunlar benim param tıkır tıkır gelsin. (Yatırımcının tuzu kurudur. Bu saatten sonra sorunla, iş yükü ile uğraşmak istemez. Ona angarya yüklemeyeceğinizi hissettirin)
  • Bu çocuklar bu işi kıvırabilir mi? Şu güvenilir bir tip de şuna pek ısınamadım. (Simsar tipli arkadaşlarınızı götürmeyin. Giyimden, ses tonuna, üslubunuzdan, bilginize her şeyinizle güven telkin edin)
  • Amma da konuştular yaa! Konu neydi ki? (Konuyu uzatmayın, hedefiniz yatırımcıyı heyecanlandırmak ve bunu 5-10 dk içinde yapıp, konuyu 20 dk da bitirmeniz lazım. O heyecanı verirseniz zaten detayları bir akşam yemeğinde görüşürsünüz.)
  • Hmm, bu iş süper yaa. Bu çocuklar da işe inanmış, benle de ben olmadan da yapar bunlar. Ben bu fırsatı kaçırmayım! (Yakalamanız gereken nokta işte bu. "Biz bu işi sen olsan da olmasan da yapacağız!" imajını çizmeniz lazım. Yatırımcı da 1 yıl sonra sizi tv'de görüp "yahu o çocuklar bana gelmişti yatırım istemeye sallamamıştım, şimdi köşeyi dönmüşler!" demek istemez. Unutmayın, korku sattırır! -Tabi ukalalıktan bahsetmiyorum. Bu hissi verin sadece, saygılı şekilde.-)
Yatırımcının ruh halini anlarsanız ona istediğini verip, kendi istediğinizi almanız kolaylaşır.

5. Boş laf uzmanlarından uzak durun!

Sağda solda çok tanınmış girişimcilik duayenleri var, bilirsiniz mutlaka. Ne yaparsanız yapın bu kişilerden medet ummayı bırakın. Üniversitelerde gezip aynı sözleri tekrarlarlar ve sizinle akşam yemeği yemek için 1500 TL isterler, sırtınızı sıvazlayıp giderler. Onların para kazanma yöntemi neredeyse girişimcilere hayal satmak olmuştur. "Allah'ını seversen söyle bu kadar gürültü çıkarıyorsun girişimcilik de girişimcilik diye, ne zaman bir yaralı parmağa işedin?" diye sorsanız susup kalırlar. Zamanınızı boşa harcamayın. Sizin aklınızdaki kişiler onlar değil emin olun.

6. Kronik muhaliflerin fikirlerini de sorun!

Para kazandıracağına inanılan bir fikir AŞK gibidir. Gözünüzü kör eder ve en basit hatayı bile fark edemezsiniz. Kimsenin projeniz hakkında kötü konuşmasına izin vermez, onu %100 sahiplenirsiniz. Tehlike de işte tam burada başlar. Egonuzu kontrol edin, inancınızı azaltmayın ama felaket tellallarına da kulak verin.

Bazıları sırf fesatlığından, bazıları iyiliğiniz için sürekli projenizi kötülerler. Onlar sizi vazgeçirmek türlü nedenleri sayarken siz işinizi savunmak için konuşup durmayın. Susun, dinleyin ve not alın. Sonra da gidin o açıkları nasıl düzelteceğinize kafa yorun.

Unutmayın ; Konuşursanız sadece bildiklerinizi tekrarlarsınız. Ama dinlerseniz yeni şeyler öğrenir, farklı bakış açıları kazanırsınız.

7. Kendi kıymetinizi bilin!

Bir yatırımcı sizin projenize sahip olsa bile onu tek başına hayata geçiremez. Çünkü her projeyi çocuğu gibi sahiplenen biri olmalıdır ve bu çoğu zaman fikir babasıdır. Fikir babası değilse bile en kötü ihtimalle projeyi dinlediğinde uykuları kaçan, heyecanlanan ve elini taşın altına sokmaktan çekinmeyen biri olmalıdır. Büyük projelerin liderliğini maaşlı çalışan kişilere emanet etmek risklidir. Maaşlı çalışan kişi olacaksa da o projenin kazancından kendisine pay verilir. Projenin fikir babası ve uykuları kaçan siz olduğunuza göre, siz değerlisiniz!

8. Elbise yürütür, para konuşturur!

Zengin olmaya karar verdiğinizde yapmanız gereken ilk şey zengin gibi davranmaya başlamaktır. Zengin gibi giyinin, zenginlerin takıldığı muhitlerde takılın, kendinizi şimdiden iş adamı gibi tanıtmaya başlayın.

Düşünün, spor ayakkabı ve şort giydiğinizde kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Sportif değil mi?
Markalı kıyafetler ve kaliteli aksesuarlar kullanarak da zengin gibi hissedersiniz ve çekim yasasını çalıştırırsınız. Çekim yasası ile ilgili kitapları ve videoları mutlaka inceleyin. (Kitap önerisi : Lynn Grabhorn - Çekim Yasası)

DİYELİM Kİ YATIRIMCI BULDUNUZ YA DA KENDİ İMKANLARINIZLA İŞE KOYULDUNUZ. HADİ BİSMİLLAH, AKSİYON DAHA YENİ BAŞLIYOR!

9. Hayal et + Hedef koy + Plan yap + Başlangıç belirle

Unutmayın her şey hayal etmekle başlar. Şuanda ekranına baktığınız cihaz ortaya çıkmadan önce birinin hayalinde canlandı, sonra kağıda çizildi, sonra hesabı kitabı yapıldı ve sonra da çalışmaya başlandı. İşinizi de aynı şekilde ele almanız lazım.

Hayal edin : Yani bu işi başardığında nasıl hissedeceksin? Ne kadar kazanacaksın? Nasıl bir araba alacaksın? Nasıl bir ofisin olacak? Nerede yaşayacaksın? Bir iş günün nasıl geçecek? Gözlerinizi kapatın hayal edin, yapabiliyorsanız resmini çizin. Eğer hayalinizdeki ev, araba, motor vs varsa onların resimlerini bulup kesin ve ofisinize yapıştırın. PC ana sayfa ekranı yapın, telefonunuzun ekran resmi yapın. Ne istediğinizi bilin! Çok kolay gibi geliyor değil mi? Şimdi sorsam bir çok kişi ne istediğini maddeler halinde sıralayamaz eminim.

Hedef koyun : Hayal ile hedef arasındaki fark, hedefin belirli bir tarihi vardır. Önce nihai hedefini takvimde işaretleyin. Sonra yıllık, 6 aylık, 3 aylık, aylık , haftalık hedefleri belirleyin. Artık önünüzde teker teker ulaşılacak hedefler var.

Plan yapın : Peki bu hedeflere nasıl ulaşacaksınız. Nelere ihtiyacınız var? Bu kaynaklara nasıl ulaşacaksınız? Site mi tasarlanacak, yazılım mı yapılacak, sermaye mi bulunacak, ürün mü tedarik edilecek? Bu hedeflere nasıl ulaşacağınızı planlayın. Bu plan yazılı ve uygulanabilir olsun. Ekip arkadaşlarınız varsa hepsinden bu plana uyacaklarının taahhüdünü isteyin.

Başlangıç tarihi belirleyin : Askere gidiyormuşsunuz gibi düşünün. Bu işe kafayı taktıysanız onu bitirene kadar kampa giriyorsunuz demektir. Yani ailenizden, arkadaşlarınızdan, sevdiklerinizden feragat edip projenize odaklanacaksınız. Buna mental olarak hazır olmalısınız. 10 Eylül'de başlıyorum mu dediniz? O sabah kalkın, manevi olarak hazırlanın ve işe koyulun.

10. Akıl sağlığın için Yedek Akçe ayır!

Bu işten 1 TL bile gelmese de rahatlıkla 1 yıl geçinebileceğiniz parayı kenara koymanız gerekli. Çünkü ilk zamanlar mutlaka ufak tefek terslikler çıkar ve para kazanamayabilirsiniz. Bu terslikler sermayeniz yoksa sizde stres yaratır. Stres başlarsa ekipte tartışmalar başlar. Projeden kazanç elde edemeyen ortaklar başka arayışlara girmeye başlarsa projenin tutacağı varsa da tutmaz.

Abartmıyorum, tam 1 yılı boş geçirecekmiş gibi hazırlıklı olun. Bu 1 yıl boyunca çalışanlarınızın maaşını, iş yeri kira vs giderlerini ödeyeceğinizi ve kendi hayatınızı idame ettireceğinizi unutmayın. Ticarete balıklama atlamayın. Stres başlarsa ve kontrol edemezseniz her şey biter. Sağlığınız da buna dahil! Ama kenarda paranızın olduğunu bilmek sizi rahatlatır ve öz güven aşılar.

11. Üşenme, devlet imkanlarını değerlendir!

KOSGEB kredi konusunu araştırın. Sakın internetten KOSGEB'den nasıl kredi alınır falan kitaplarını alayım demeyin. Şehrinizdeki KOSGEB merkezine gidip ücretsiz danışmanlık alın ve kurs tarihlerini öğrenin. İşinizi garantiye almak isterseniz bu konuda danışmanlık yapan güvenilir birini bulun.

Üşenmeyin diyorum çünkü biraz angaryası var, 2-3 ay sürebilir. Fakat zaman çabuk akıyor ve sizin işiniz zaten daha yıllara yayılacak. Hibe kredi iyidir, 30 bin papel geri ödemesiz alabilirsiniz. Projeniz iyi ise çok iyi şartlarda kredi de alırsınız. Tabi parayı nakit alamıyorsunuz, aldığınız demirbaşların faturalarını ödüyorlar. KOSGEB'den hibe gelince ödeyeceğim deyip fatura kestirebilir, işinizi görebilirsiniz.

12. Kazanmaktan daha önemlisi ; değerlendirmek!

3 ay çok kazanman 4.ay da kazanacaksın anlamına gelmez. Ekonomik krizleri, ülke gündemini, doğal afetleri, ortaya çıkabilecek sürpriz rakipleri her zaman hesaba katın. Kazancınız bir sonraki ay geçici bir süreliğine veya tamamen durabilir. Bu yüzden kazandığınızda kıymet bilin, kasanızı güçlendirin. İşiniz batsa bile 1-2 yıl geçinebileceğiniz kadar biriktirene dek tasarruf edin.

13. Ciroyu kâr sanma, üzülürsün!

Yeni girişimcilerin en büyük hatalarından biridir. Kasaya giren 100 TL'yi kâr sanmayın. Ürün giderini, maaşları, vergileri, görünmeyen giderleri, tasarruf hesabınızı önce kenara koyun. Önce tasarruf edin, kalan parayı harcayın. Önce harcarsanız tasarruf edemezsiniz. "Bu ay harcayım, vergileri ve borçları önümüzdeki ay kazandığımdan öderim" dediğiniz anda bitersiniz.

14. Canım muhasebecim!

Muhasebeci sizi hapse de götürür, zenginliğe de! Gereksiz yere vergi vermeyin , olabildiğince gider gösterin ve vergiden düşün. Muhasebeciniz ile iyi ilişkiler kurun, sizin verginizi bazı sihirler yaparak düşürebilir. Önce vergi ödeyip sonra kalanı harcamayın, aksine önce harcayın (işiniz için) gider oluşturun, kalandan vergi ödeyin.

Muhasebeciniz kurumsal, güvenilir, referansları olan biri olsun. Yoksa 1 yıl sonra maliye sürpriz yaptığında "abi gözümüzden kaçmış" der çekilir, başınız belaya girer.

15. Sevgili bankacım!

İşlerinizin hızlandırmanız ya da aniden krediye ihtiyacınız ortaya çıkabilir. Kurumsal bankacılık danışmanınız ile ne kadar iyi ilişki kurarsanız işleriniz o kadar kolay yürür. Ufak tefek hediyeler, jestler, akşam yemeği ısmarlamalar falan. Anladınız siz.

16. Kadının iyisi para yokken, erkeğin iyisi para çokken belli olur!

Ailenizi ihmal etmeyin. İşler iyi gidince çapkınlık turlarına başlarsanız ailenize zarar verirsiniz. Emin olun iyi günde herkes yanınızda olacaktır. Siz siz olun kötü günlerde yanınızda olanları unutmayın. Kısaca ; Adam olun!

17. Rakı masasında iş konuşmayın!

İş dünyasında işler yolundaysa çevreniz kalabalık, ahbabınız çok olur. Bunların hepsinin çıkar ilişkisi olduğunu unutmayın. Evet, eksiksiz hepsi. Sadece yola birlikte çıktığınız ve hiçbir şeyiniz yokken de yanınızda olan kişileri ayrı tutun. Para ile birlikte gelen kişilere güvenmeyin, sırlarınızı paylaşmayın, iş ile arkadaşlığı karıştırmayın.

18. Uyanık olun!

Beklenmedik bir zamanda birileri size jestler yapmaya başlamışsa kısa süre sonra sizden bir taviz isteyecek demektir. "Sevmeyeceği eşşeğin önüne ot koymamak!" deyimini araştırın. Kimseye borçlanmamaya çalışın.

19. Tefecilerden uzak durun!

Size para verirken en efendi tavrını takınan kişilerin en küçük gecikmede sizi ailenizle tehdit edeceğini unutmayın. Ne olursa olsun tefeciye borçlanmayın. "Başkasından alacağım var haftaya o verecek getirip kapatacağım!" demeyin, o alacağınız gelmeyecek!

20. Sektörde dürüstlüğünüzle nam salın!

Dürüst olmak lükstür, nimettir. Ne söylemiştim diye düşünmez, telefonunuz çaldı mı tedirgin olmazsınız. Yaptıklarınız yapacaklarınızın teminatıdır. Hakkınızda "O söylediyse mutlaka yapar!" dedirtiyorsanız bu iş olmuştur.

21. Proaktif olun!

Kitap tavsiyesi : Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı (%100 okuyun) - Kısaca şu demek ; bir sorun varsa başkalarını suçlamaya kalkmayın, her şeyin sorumluluğunu alın. Proaktif girişimcinin lügatında "Beni kandırdı.." diye bir cümle yoktur. "Ona inandığım için ben suçluyum!" diye düşünür. Mızmızlanmaz, sorumluluğu alır, çözümü üretir.

22. Önemli işlere öncelik verin!

İşler önem ve aciliyet derecesine göre 4'e ayrılır. (Kitapta detaylıca bulacaksınız)

  • Acil + önemli işler : Önce onları aradan çıkarın. Mümkünse başkalarını yetkilendirin takip etsinler.
  • Acil + önemsiz işler : Bunları başkalarına yaptırın, çalışanlarınızı yetkilendirin vs.
  • Acil olmayan + önemsiz işler : Unutun gitsin.
  • Acil olmayan + önemli işler : Çok önemli. Sizi asıl geliştirecek işler bunlardır. Örneğin ; ingilizce öğrenmek, hiçbir zaman acil değildir ama önemlidir. Acil işler yüzünden sıra gelmez. Bu tarz işler size level atlatır.


23. Tüm rollerinizi iyi oynayın, zamanı ona göre planlayın!

Herkesin bir çok rolü vardır ve her rolün görevleri vardır. (Kitapta detaylıca bulacaksınız)
Örneğin bu hafta :
Baba rolümün görevi = Çocuğumla sinemaya gitmek.
Eş rolümün görevi = Evlilik yıl dönümünde akşam yemeğine çıkmak..
Oğul rolümün görevi = Aile büyüklerini ziyaret etmek.
Arkadaş rolümün görevi = Dostlara hal hatır sormak, bir uğrayıp çay içmek.
İş adamı rolümün görevi = İşleri takip ve icra etmek vs.

Eğer kendinizi iş adamı rolüne kaptırır da baba, eş, oğul rollerini ihmal ederseniz hayatınızın dengesi bozulur. Her rolde en iyisini yapmak inanın zor değil. Bu konuya önem vermenizi öneririm.

24. Spor yapın!

"Göbekli zengin adam." kategorisine asla girmeyin. Hem kendinize saygınızı kaybedersiniz hem de itibarınızı. Enerjiniz düşer, aklınıza daha az fikir gelir, şansınız azalır, neşeniz azalır, sağlığınız bozulur, her şey kötüye gitmeye başlar. Kas yapın demiyorum ama yaşınız kaç olursa olsun dinç kalın.

25. İbadet edin!

Dini inancınız ne olursa olsun ibadetinizi edin. İnançlı değilseniz bile manevi açlık çekmemek için insanlara / hayvanlara yardım edin, iyilikler yapın ve sevgi enerjisini hissedin. Maddi işlere dalan girişimciler genelde manevi yaşamlarını ihmal ederler ve işlerinin bazen bu eksiklikler nedeniyle ters gittiğini fark edemezler.

26. Teslimiyet!

Girişimcilik yaşamım boyunca tecrübe ettiğim en önemli şey de Allah'ın her zaman yanımızda olmasıdır. Olmadı diye küfür ettiğim bir çok şey için daha sonra "iyi ki de olmamış" dedim. Oldu diye çok sevindiğim bir sürü şey de daha sonra başıma bela açtı. O yüzden kötü giden şeylere o kadar da üzülmeyin, "vardır bir hayır" deyin geçin. İyi şeylere de abartılı sevinmeyin ve temkini elden bırakmayın.

Bazı girişimleriniz bir türlü olmaz, aksilikler çıkar. Bu aksilikleri işaret olarak algılayın. Muhtemelen meleklerinizin size "o yöntem yanlış, bakış açını değiştir" demeye çalışıyorlardır.

Not : Projeleri olan genç ve heyecanlı arkadaşların yazılarını okuduktan sonra böyle bir paylaşımda bulunmak istedim, umarım faydalı olmuştur. Bu maddeler kat kat uzatılabilir, deneyimli kişiler de paylaşımda bulunursa konu daha faydalı hale gelebilir.

Saygılarımla...

 Etiketler:

 Yorumlar

Yorum Gönder 

 Facebook Profil